Seccadeye basmak: Seçime gidilen süreçte trafik kazası

Faraç Çobanoğlu/ Kızıltepe

Gündem 4.04.2023 22:35:00 0
Seccadeye basmak: Seçime gidilen süreçte trafik kazası

Millet İttifakı adayı ve CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir iftar yemeğine katıldıktan sonra seccadeye ayakkabı ile basarak fotoğraf karelerinin ortaya çıkması büyük tepkilere neden oldu. Tepkiler üzerine Kılıçdaroğlu, bir açıklama yaptı ve üzgün olduğunu söyledi. Fakat tepki ve değerlendirmeler devam etti.

Muhalefet kanadında yapılan değerlendirmelere bakılırsa seccadeye kutsallık biçilemez. Bir halı parçasıdır; kirletildiyse, yıkanır ve temizlenir. İktidar kanadı ise seccadeye kutsallık atfetti, milli ve manevi değerler arasında gösterdi.

Seccade Dini Bir İmgedir

Bize göre seccade her hangi bir bez parçası veya kilim değildir. Somut olarak belki öyle ama yüklenilen anlam dini ve manevi bir özelliğe sahiptir. Eğer seccade her hangi bir kilim ise o zaman cami de tavanı olan ve dört duvardan müteşekkil bir yapıdır. Yıkılırsa da, kirletilse de hiçbir tepki göstermemek gerekir.  Hal böyle olunca da Kuranı Kerim de her hangi bir kitaptır. Yırtılırsa da, ayaklar altında ezilirse de tepki göstermeye gerek yok. Bütün bunların sonucunda dini hiçbir kutsalın olmadığı anlamı çıkar ki, toplum manevi değerlerini ve kimliğini kaybeder.

Kuran Kerim ve Seccade Dini Değerlerdir

Dini değerler arasında yer alan her bir imge İslamiyet açısından saygı gösterilmelidir. Müslümanlar yırtık bir Kuranı Kerim sayfasını yerde bulduğu zaman eline alır, öperek alnına koyduktan sonra uygun bir yere bırakır. Bir ekmek parçasını yerde bulduğu zaman yine aynı uygulamayı yapar. Ayakkabı ile namaz kılınamaz ise aynı şekilde ayakkabı ile seccadenin üzerine çıkılmaz. Çıkan ayıplanır, eleştirilir veya uyarılır. Benzer davranışları sürdürürse şayet kendisine zındık veya zebani denilir.

Sol Örgütlerin de Kutsalları Vardır

Sol örgütlerde de kutsal sayılan değerler var. Örneğin çatışmalarda yaşamını yitiren yoldaşlarını şehit saymaları, buna göre ritüel yapmaları ve mezar ve benzeri anıt dikmeleri sayılabilir. Onların bu gibi değerlerini çiğneyenlere karşı yaptırımları da sert olur/olmuştur. Yine başkan addettikleri şahsın posterleri karşısında saygı duruşunda bulunmaları, bulunmayanları ise ayıplamaları kutsallarını oluşturan başka bir örnektir.

2022 Kurban Bayramında aile olarak Dersim’e gitmiştik. Şehri gezerken Cemevi!ni de ziyaret ettik. O gün Cemevindebir cenaze töreni vardı. Başsağlığı diledikten sonra içeri girdik, tabi ayakkabılarımızı çıkardık. Çıkınca baktım, dışarıda kalan 9 ve 5 yaşlarında iki çocuğum evin bahçesindeki aslan heykelinin üstüne çıkmış, abileriyle resim çekiyorlar. Yanda duranlardan biri beni çağırarak uyardı:

“o heykel belki sizin için farklı bir anlam ifade eder; ama bizim için de çok daha farklı bir anlam ifade eder. Çocuklarınız lütfen heykelin üzerinden insin!”

Ben özür diledikten sonra onların çocuk olduklarını ve aslan heykeline her hangi farklı bir anlam yükleyecek idraktaolmadıklarını söyledikten sonra oradan ayrıldık.

İşte bu duygu ve hislerle başka inanç topluluklarının kutsallarına saygı göstermemek ve buna bağlı olarak başkasından kendi kutsallarına saygı göstermelerini beklemek kelimenin tam anlamıyla riyakarlıktır.

Türkiye toplumunun kahir ekseriyeti Müslümandır ve peygamberine, kutsal kitaplarına kısaca inancı temsil eden bütün değerlerine veya objelerine saygı gösterilmesini beklemektedir. Son yıllarda ne yazık ki, Avrupa’nın bir çok ülkesinde Müslümanların kutsallarına saygısızca yapılan davranışlar yapılmaktadır. Bunu da düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendiriyorlar. Bu yanlıştır, Müslümanlar ile alay etmektir yapılan. Müslümanlar da aynı şekilde başka dinlerin kutsallarına saygısızlık yaparlarsa şayet doğru değildir ve yapılan kınanmalıdır.

Kemal Kılıçdaroğlu’na seccade üzerinde ayakkabı ile poz verdirenler her şeyden önce ona zarar vermişlerdir. Kemal Bey, Dersimli bir Alevi inancına mensuptur. Seccade ise Sünni Müslümanların dini inancını yansıtan bir obje. Besbelli ki ona bunu yaptıranlar bilerek veya bilmeyerek tuzak kurmuşlardır. Bu ülke Sünnilik-Alevilik fay hattından çok çekmiş, ağır bedeller ödemişlerdir. 1980 öncesi, Maraş, Sivas, Çorum olayları hala hafızalarda. Yine 1993’te Temel Karamollaoğlu’nun Belediye Başkanı olduğu Sivas’ta yaşanan Madımak Olayı. Temel Bey’in bunu açıklaması lazım, hala bu konuda ketum davranıyor ne yazık ki!

Seccade, üzerinde Müslümanların Allah’ın huzuruna çıktığı ve Allah ile buluştuğuna inandığı bir obje olması nedeniyle ayrıca önemlidir. Tam da bu hassas noktada seçime giden yolda ve süreçte muhalefet adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bir Alevi kimliği yanında, ayakkabı ile resim çekmesi, paylaşması doğru olmamıştır. Bunu seçime giden yolda ağır hasarı olan bir trafik kazasına benzetebiliriz. Bu kazadan Kemal Kılıçdaroğlu ağır bir hasar almıştır maalesef!

Fotoğrafların yayınlanmasından sonra muhalefet tarafından yapılan açıklamalara bakılırsa Kılıçdaroğlu daha bir çokbenzer kazaya uğrayabilir. Öyle açıklamalar oldu ki, yanlışı kabul edeceklerine, özür dileyeceklerine yapılana sahiplendiler. Kılıçdaroğlu’na asıl zarar veren de bu olsa gerek.

Bu gibi davranışlar çoğalırsa akıllara dinler arası çatışma tezi korkarım ki gerçeklik payı kazanır. Bu da coğrafyamıza kan ve gözyaşı getirecektir. Burada bedel ödeyecek Türkiye toplumu olacaktır. Sevinenler ise Medeniyetler Çatışması adı altında dinlerarası savaşı ortaya atanlar olacaktır.

Ne diyelim, bu dönemde herkese akıl, fikir ve izan gerekiyor.

Saygıyla…